• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • ANKARA DİVRİĞİ KÜLTÜR DERNEĞİ
    • Hanımeli Sok.12/8 Sıhhıye - Ankara Tel : (312) 230 12 97 Fax :(312) 2295185 mail : divrigiharman@outlook.com
    • ANKARA DİVRİĞİ KÜLTÜR DERNEĞİ Hanımeli Sok.No: 12/8 Sıhhıye - ANKARA
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
    • 58.Geleneksel Pilav ve Kültür Şenliği
    • 15 EYLÜL PAZAR YAKACIK MESİRE ALANI
Site Haritası
Takvim
ÖZGÜR RADYO
REKLAMCINIZ
BEYTEPE KOLEJİ
CANLI DERSHANE
CERRAHİ TIP MER.
KURGU KÜLTÜR MERKEZİ
Volkan AKTAN
Özel Dentra Diş Sağlığı
Hare Optik
HAYIRSEVERLERİMİZ

NURİ DEMİRAĞ

 

Türkiye Cumhuriyeti demiryolları inşaatının ilk müteahhitlerinden ve Cumhuriyet devrinin ilk sayılı milyonerlerinden, kardeşi Abdurrahman Naci Demirağ ile birlikte servetlerini Türkiye'nin sanayi kalkınmasında büyük işlere yatırmış ve iş hayatının yanında geniş ölçüde hayırsever insan olarak tanınmış bir kişi.

1886 yılında Sivas'ın Divriği kasabasında doğdu. Bu kasabanın eşrafından Mühürdarzade Ömer Bey'in oğludur, annesinin adı Ayşe Hanımdır. Babasını henüz üç yaşında iken kaybetmiş, annesinin himaye ve teşvik kanadı altında otodidakt olarak yetişmiştir. Rüşdiye tahsilini memleketinde yapmış ve aynı rüşdiyeye muallim tayin edilmiş, Ziraat Bankasının açtığı bir müsabaka imtihanını kazanarak, bu bankanın önce Kangal, sonra Koçkiri şubelerinde çalışmıştır. Maliye Bakanlığının açtığı bir imtihanı da kazanarak, bankacılıktan maliye hizmetine geçmiş, İstanbul'a gelerek Maliye'nin her kademesinde seçkin bir memur olarak calışmış ve 1918-1919 arasında 32-33 yaşlarında iken Maliye Müfettişi olmuştur. Divriği ile alakasını kesmeyerek, İstanbul'da Beşiktaş'a yerleşmiştir.

Kendi kaydına göre 56 altın (252 kağıt lira) birikmiş parası ile sigara kagıtçılığına başlamış ve "Türk Zaferi" adını verdiği bir sigara kağıdı çıkarmıştır. O acı ve karanlık günlerde " Türk Zaferi Sigara Kağıdı" fevkalade rağbet görmüş, o zamanki soyadı ile Mühürdarzade Nuri Bey'e hayli para kazandırmış, 252 lirasi üç sene içinde 84 000 lira olmuştur. Daha sonra, Cumhuriyet hükümeti'nin Türkiye Demiryolları ve şoseleri ile başladığı büyük imar işini benimseyerek, devlete en uygun tekliflerle müteahhitlik hayatına atılmıştır.(1)"İlk Türk Demiryolu Müteahhidi, ilk kazmayı vurduğu yerden itibaren azminin ve imanın bütün kuvvetiyle ilerlemeye ve bütün geçtiği yerleri, demir ağlarla örmeye başladı."

Fakat Nuri Bey'in muvaffakiyeti, Samsun'dan Erzurum'a kadar geçtiği yerleri demir ağlarla örmekten ibaret kalmadı. O büyük iddiasının tahakkukuna calıştı. Samsun'dan başlayan ilk tahakkukuna müteaakip (Fevzipaşa-Diyarbakır) (Afyon-Antalya) (Sivas-Erzurum) (Irmak-Filyos) hatlarında 1012 kilometrelik demiryolu yaparken, diğer büyük inşaat işlerine de atıldı. Bursa'da Sümerbank'in Merinos, Karabük'te Demir ve Çelik, Izmit'te Selüloz, Sivas'ta Çimento fabrikalarıyla, Istanbul'da Hal binasını ve Eceabad - Havsa soşesini de yapti. Şunu da ilave etmek lazımdır ki Nuri Bey, bütün bu büyük eserlerinin önünde ve muhitlerinde, hayrat ceşmeler yapmayı unutmamıştı, nitekim bu ceşmelerin adeti kırk sekizi aşmıştır" (2)

Nuri Demirağ, 1936 yılında havacılık sanayiinin ilk temellerini atmaya başladı. İlk iş olarak 10 yıllık devreyi kapsayan bir plan - program hazırlattı. Bu program gereği, Besiktaş Barbaros Hayrettin İskelesinin yanında Tayyare Etüd Atölyesini kurdu. Bu tayyare atölyesi kısa bir sürede dev bir fabrika haline geldi. Yeşilköy'de Elmas Paşa çiftliğini tayyare meydanı yapmak için satın aldı. 1000 X 1300 metre boyutlarında düz bir tayyare alanı yaptırdı. Bunun bir örneği de o sıralar Avrupa'nın en modern havaalanı olan Amsterdam'da vardı. 1937-1938 yılı içinde Türk Hava Kurumu 10 okul uçaği ve 65 planör siparişinde bulundu. İstanbul fabrikalarında yapılan ilk yerli Türk uçağı, 1941 yılı ağustosunda Nuri Bey'in doğduğu yer olan Divriği'ye uçarak gidip gelmişti. Halkı da heyecanlandıran bu tür gösterilerin yararlı olduğunu düşünen Nuri Bey, Eylül ayında 12 uçaklık bir filoyu, Bursa, Kütahya, Eskişehir, Ankara, Konya, Adana, Elazığ ve Malatya rotasında uçurarak halka kendi tayyarelerimizle göklerimizi kendimizin koruyabileceğini göstermek ve onlara inanç vermek istemiştir. Nu.D.38 tipi yolcu ucağı, tamamen Türk mühendis ve işçilerinin ortaya çıkardıkları Türk tipi bir uçaktır. 6 kişilik yolcu ucağının çift pilot kumandası bulunmaktadır. Saatte 325 kilometre hız yapabilmekte ve 1000 KM uçabilmektedir. Türk Hava Kurumu, Nuri Demirağ'ın fabrikalarına sipariş vermiş olduğu bu uçakları almaktan vazgeçmiştir. (3)

"Nuri Demirağ, Cumhuriyet Tarihinde üçüncü kez çok partili hayata geçişte (1945) ilk muhalefet partisi olan Milli Kalkınma Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı ve genel başkanlığını üstlendi"(4) Partinin resmi muamelesi 26/8/1945'te ikmal edilmiş olmakla birlikte, Nuri Demirağ 'artik yeter' sloganı ile 6/7/1945'te ortaya atılmış ve bir siyasi parti kurma teşebbüsüne fiilen o tarihte geçilmiştir. "Böylece Nuri Demirag sadece memleketin iktisadi kalkınmasında değil, siyasi hayatta tek partili rejimi yıkım işinde de öncü ve liderdir (5)" 1946 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi ile Demokrat Parti'nin çetin seçim mücadelesinde Nuri Demirağ'ın Partisi seçimde kazanamadı ve Milli Kalkınma Partisi günden güne eriyerek siyasi sahadan tamamen silindi ; fakat 1954 seçimlerinde Nuri Demirağ Demokrat Parti'den Sivas'ta müstakil aday gösterildi ve Nuri Demirağ bu suretle Sivas Mensubu olarak Büyük Millet Meclisine girdi. Meclisteki hayatı uzun sürmedi, 13 kasım 1957'de vefat etti (1) ve Istanbul'da Zincirlikuyu Mezarlığında defnedildi.

Mesude Demirağ'la evli bulunan Nuri Demirağ'in Galip ve Kayı Alp adli iki oğlu, Mefkure, Şukufe, Süveyda, Suheyla, Gülbahar ve Turan Melek adlarında kızları bulunmaktaydı.

Kaynaklar: (1) "İstanbul Ansiklopedisi", Reşat Ekrem Koçu, Sayfa 4736, (2) "Nuri Demirağ Kimdir?", Ziya Şakir, Sayfa 50, (3) "Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Bülteni", Yıl:1 sayı: 4 sayfa: 27, (4) "Büyük Larousse Sözluk ve Ansiklopedisi, sayfa 2994 (5) "Nuri Demirağ'ın Hayat ve Mücadeleleri, N.Necmettin Deliorman, sayfa 68

 

 ABDURAHMAN NACİ DEMİRAĞ


DOĞUM TARİHİ-DİVRİĞİ-1890- ÖLÜM TARİHİ-ANKARA-1944

Divriği’nin en eski ailelerinden Mühürdarzadeler’e mensuptur. Ağabeyi Nuri Demirağ’la birlikte yaptığı çalışmalar; Atatürk dönemi Türkiyesi’nin kalkınma hamlelerinin 

başlıcaları olarak iktisat tarihimizde önemli bir sayfa teşkil etmiştir.

Divriğililerin “Naci Bey” adıyla yâd ettikleri merhum A.N.Demirağ; Nuri Bey’in maliyeci olmasına karşılık teknik alana yönelmiş; Almanya’da mühendislik öğrenimi görmüştür.

Birinci Dünya Savaşı(1914-1918) sonrasında Türkiye’nin sürüklendiği iktisadi ve sosyal çöküş sürecinden, Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanması sayesinde bir ölçüde kurtulan ulusumuz; Cumhuriyet’in ilanını izleyen yıllarda dünyaya örnek bir kalkınma mücadelesine girince Demirağ Kardeşlere de büyük görevler düşmüştür.

1923-1938 arasında özellikle, Ankara’nın modern bir başkent olarak yeniden inşası; Anadolu’nun dört yanına demiryolu ağıyla ulaşılması; su, ulaşım, sağlık sorunlarının çözümü gibi temel konularda; Nuri- Naci Demirağ’lar; kendilerine bu soyadını veren Atatürk’ün direktifleri doğrultusunda, dürüst ve memleket sever müteahhitliğin övünçleri olmuşlardır.

Ankara Gar tesislerini; bakanlık komplekslerini; Sivas Garını da yapan Naci Bey; Sivas-Samsun, Sivas-Erzurum, Fevzipaşa-Diyarbakır, Ankara-Zonguldak demiryolu projelerinde, Nuri Bey’le veya ayrı şirket olarak yüzlerce kilometre hat döşemiş; köprüler, istasyonlar, tüneller inşa etmiştir.

Divriği’de Taşbaşı mevkiinde tam teşekküllü,18 yataklı;sıhhi cihazları Avrupa’dan getirilmek ve giderleri şahsen finanse edeceği bir fon tarafından karşılanacak hastane yaptırmak için girişimde bulunmuşsa da  1930’ ların koşullarında bu tasarısı gerçekleşmeyince , memleketi Divriği’ye mutlaka yapmak istediği kalıcı hayır konusunda,içme suyu tesisinse yönelmiştir.Bu amaçla,,1938’de, şehre 24 km. uzaklıktaki Göldağı’ndan,demir borular döşeterek,şehrin muhtelif semtlerinde yedi çeşmede adıyla anılan Naci Bey Suyu’nu akıtmıştır.

1941 ‘de Sivas Milletvekili olarak TBMM’ye katılan A.N.Demirağ, 1944 ‘te Ankara’da Gazi Çiftliğinde at binerken geçirdiği kalp krizi sonrası vefat etmiş; İstanbul’da Zincirlikuyu Kabristanına gömülmüştür. Mezarı, Divriği Turan Melek Darüşşifası formundadır.

  •  

SADIK ÖZGÜR


Sadık ÖZGÜR 1930 yılında Divriği’nin Timisi yeni ismi ile Bayırüstü köyünde doğdu, çok küçük yaşlarda annesi ve babasını kaybetti. Babası öldüğünde henüz dokuz yaşında olan Sadık ÖZGÜR köylülerin yardımıyla köyün dana çobanlığını yapmaya başladı ve 1 yılda 1 teneke buğday karşılığında çobanlığı 5 sene devam etti. Daha sonra 1945 yılında Divriği Kaymakamı tavsiyesi ile Divriği Demir Çelik Fabrikasında bedelsiz olarak torna tesviyeci olarak çıraklığa başladı. 1948 yılına kadar torna tesviyeciliğe devam etti. Bu tarihte İstanbul’a giden Sadık ÖZGÜR torna tesviye ile ilgili iş bulana kadar hamallık yaptı daha sonra Devlet Deniz Yollarında torna tesviyeci olarak işe başladı bu kurumda 3 yıl torna tesviyeciliği profesyonel bir usta olacak şekilde öğrendi.

1951 yılında ise askere gitti ve askerliğini bahriyeli olarak yaptı askerliği sırasında top onarım atölyelerinde torna tesviyeci olarak çalıştı. Askerden döndükten sonra serbest piyasada çalışmaya başladı. İş hayatında biriktirmiş olduğu parası ile ve akrabalarının yardımıyla ilk defa bir iş ortaklığı kurdu ve daha sonra 3 yıl içersinde 3 ayrı işyeri açtı.

1953 yılında İstanbul Tahtakale’deki atölyede atılan umut dolu bir adım… Bu atölyede karyola borusu ve gazocağı üreterek iş hayatına başlayan Sadık Özgür, atölyesini açtığında, yıllar sonra Kale Kilit’in başarı öyküsüne dönüşecek bir yazının, ilk satırlarını da kâğıda döküyordu aslında… Tahtakale’deki küçük atölye, hayalleri, umutları, heyecanı ve çalışkanlığı bu atölyeye sığmayacak kadar büyük olan Sadık Özgür tarafından açıldığında, takvimler 1953 yılını gösteriyordu… Türkiye’de sanayi ve tarımda atılımın baş gösterdiği bu dönemde, zorlukların aşılabilmesi ve başarılı olunabilmesi için gösterilen anahtar ise “çok çalışmak”tı… Sadık Özgür de hayallerine ulaşabilmek için bu gerçeğin bilinciyle atölyesinde işçileriyle birlikte çalışıyor, üretimde onlarla birlikte ter döküyordu.

Sadık Özgür Ticaret Meslek Lisesi       
  

1979 yılına birden çok önemli gelişmenin sığdırılmasının ardından birbiri ardına yeni ve önemli adımlar atılmaya başlandı. 1980 yılında Kale Vida Sanayi A.Ş.’yi, 1981 yılında kurulan Kale Madeni Eşya ve Pazarlama, 1986 yılında ise Kale Kilit Dış Ticaret A.Ş.’nin kuruluşu izledi. 1986 yılına gelindiğinde ise şimdiye dek kurulan bütün kale şirketleri “Kale Endüstri Holding” çatısı altında toplandı. Bundan sonra kurulan şirketler de yine Kale Endüstri Holding’in bir kuruluşu olurken 2002 yılında büyük ve önemli bir satın almayla şirketin yapısı daha da güçlendirildi. Alman kilit markası GTV’yi satın alan Kale Endüstri Holding, böylece hedeflerine daha sağlam adımlarla ilerlemeye devam etti.

 Sadık Özgür Devlet Hastanesi

               DİVRİĞİ CUMHURİYET MEYDANI 

Divriği ilçe merkezinde bulunan ve projesi daha önceden hazırlanmış olan Divriği Cumhuriyet Meydanı yapım projesi  hayata geçirildi. 

04 Ağustos 2016 tarihinde yapılan Divriği Belediye Meclisi Olağanüstü toplantısında, Cumhuriyet Meydanı’nın yapımı hayırsever işadamı Sayın Sadık Özgür’ün sahibi olduğu 3S Kale Holding A.Ş. tarafından bedelsiz olarak yaptırılması doğrultusunda alınan kararla hayata geçmiş oldu.

 Divriği Belediye Başkanı Hakan Gök, belediyenin maddi sıkıntılarından dolayı kendi bütçelerinden yapamadıklarını ve bu projeyi hayırsever bir vatandaşın üstlendiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:

“Şubat ayı içerisinde yaptığımız İstanbul ziyaretimiz esnasında çok değerli hayırsever büyüğümüz Sayın Sadık Özgür beyefendinin kızları ile bir görüşmemiz oldu. Bu görüşmemizde kendilerine Cumhuriyet Meydanı ile ilgili taleplerimizi ve bununla ilgili bir projemiz olduğunu ilettik. Fakat maddi sıkıntılar dolayısıyla bunu Belediye bütçemizden yapamayacağımızı kendilerine bildirdik. Kendileri de projeyi incelerek bizlere dönüş yapacaklarını beyan etmişlerdi. Geçtiğimiz haftalarda Sadık Özgür beyefendinin kızı Sefa Çizer, torunu Alp Gürün meydan projesini yerinde inceledi. Daha sonra 3S Kale Holding yönetim kurulu üyeleri Sedat Özgür, Sema Gürün, Sefa Çizer ve Sadakat Saylan’ın ortak kararı ile projeyi üstlendiklerini bildirdiler.”

 

PROF. DR. MAHİR TEVRÜZ

29 Ekim 1935’te Sivas’ın Divriği Kazası’nda Aliye ve Yusuf Ziya Tevrüz’ün oğlu olarak doğdu.İlk ve ortaokulu Divriği’de,Lise tahsilimi de İstanbul Erkek Lisesi’nde bitirdi.1959 da İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.1960-1965 yılları arasında Almanya ve İsviçre’de (BASEL Üniversitesi Prof. Dr. R. NİSSEN’in Kliniğinde) genel cerrahi,1965-1968 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi'nde Beyin Cerrahisi (Nöroşirürji) İhtisası yaptı.

Prof. Dr. Mahir Tevrüz Ana Okulu


1971’de SSK Ankara Dışkapı Hastanesi’nde Nörorşirurji kliniği kurdu ve ihtisas yetkisini aldı. 1972’de Hacettepe Üniversitesi’nde Doçent oldu. 1974 te Prof. Dr. Gazi Yaşargil’den (Zurich) Mikroşirurji’yi öğrendi ve USA Baltimore J. Hopkins hastanesinde tetkikte bulundu.1980 yılında profesörlük payesini aldı. 1980-1982 yıllarında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde sırayla Nöroşirurji Ana Bilim Dalı Başkanlığı, Cerrahi Bilimler Bölüm Başkanlığı,Tıp Fakültesi Dekanlığı ve Üniversite Rektörlüğü görevlerini yürüttü. 1983-1984 yılları arasında Edirne’de trakya Üniversitesi’nde Nöroşirurji Ana Bilim Dalı’nı kurdu ve yönetti. Aynı yıl içinde Göztepe Sağlık Tesisleri’ni (EMARMED) kurdu. 1984 te görevlendirme ile Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde çalışmaya başladı. Kendisinden Nöroşirurji Kliniği geliştirilmesi istendi. 1986 da Trakya Üniversitesi ve komitelerden ayrılarak Sağlık Bakanlığı kadrosuna geçti. Emekli olduğu 2000 yılının Temmuz Ayı’na kadar bu kliniğin şefi olarak görev yaptı. 1989 da Haydarpaşa Numune Hastanesi Vakfı kurucuları arasında yer aldı. Aralıksız Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapmaktadır.

Ayrıca 1987 yılında kurulan Sivas Hizmet Vakfı’nın mütevelli heyet üyesi. 1999 yılından bu yana Vakfın İstanbul şubesinde ikinci başkan olarak görev yapmaktadır. 2011 yılından itibaren Sivas Hizmet Vakfı Başkanlığını yürütmektedir.

Divriği Meslek Yüksek Okulu Öğrenci Yurdu

 

DURAN ÖNDER

 

01.02.1937, Divriği Gökçe Cami Mahallesi doğumlu Duran Önder, Cürek İlkokulu, Divriği Nuri Demirağ Ortaokulu ve 4 Eylül Sivas Erkek Lisesi'nden sonra gittiği Almanya’da Braunschweig Teknik Üniversitesinden 1965 yılında Makine Yüksek Mühendisi olarak mezun olmuştur.  

Makine Y. Mühendisi olarak 2 sene Alman Volkswagen otomobil fabrikasında, askerlik sonrası T.Şeker Fabrikaları ve İzmit’te Mannesmann Sümerbank Boru Fabrikasında 5 yıl çalıştıktan sonra 1974’te kurduğu ÖNDER Mühendislik Ltd. Şti. ile Alman LOI ve Körner firmaları ile işbirliği kurarak gaz ısıtmalı sanayi fırınları proje ve imalatını yapmıştır. 

1986’dan beri Alman gaz cihazları üreticisi KROMSCHRÖDER firması Türkiye Temsilcisi olarak doğalgaz yakma sistemleri kurmakta ve sanayi tesislerini doğalgaza dönüştürmektedir.

Gaz kullanımı ve doğalgaz yakma konulu makaleleri, Yıldız Teknik Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, MMOB, TTMB, BOTAŞ, İGDAŞ, EGO, TESKON seminer ve panelde katılım ve bildirileri vardır.

Çocukluğu ve gençliğinin geçtiği Divriği ve Cürek’i çok seven, büyük anılarla dolu bir hayatı olan Duran Önder, kendisini büyük emeklerle bugünlere yetiştiren ve Divriği Söğütlük mezarlığında yatan Annesi Pakize, Babası Kemal Önder anısına Divriği gençlerinin ve halkının gelişmelerine katkıda olması umuduyla KEMAL – DURAN ÖNDER, DİVRİĞİ İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ yaptırıp Divriği gençliğine armağan olarak, 29 Mayıs 2011 günü açılışı yapılan kütüphaneyi Divriği Kaymakamlığına devir etmiştir.

 

 

 

  
3043 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam50
Toplam Ziyaret126603
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.432432.5624
Euro34.631634.7704
Hava Durumu
Saat
ERSA SADIKOĞLU İNŞ.
ÖZDOĞAN DİJİTAL
YİLTAŞ SİGORTA
ÖZDOĞAN REKLAM
ERY GAYRİMENKUL
HİTİP GRUP
ANAZAV YANGIN
DELTA KÜLTÜR YAYINLARI
MEDİCAL PARK
ÇINAR AĞIZ DİŞ SAĞLIĞI
GK PSİKOTEKNİK